Mantıku’t-Tayr okumasında, nefsin sınavlarıyla yüzleşip Simurg’a, yani hakikate ulaşmayı tefekkür ettik. Hüthüd’ün rehberliğinde gönüllerimizde yeni bir yol açıldı: "Yolda olanlara yoldaş, hakikat arayanlara ışık ol Ya Rab!"
İnsan, varoluşundan beri her şeye anlam yükleme ihtiyacı duyar. Bu arayış doğal ve insanidir, fakat bazen derin yorgunluklarla ağır bir yüke dönüşür. Böyle anlarda yardım istemek zayıflık değil, aksine büyük bir güçtür.
Princess Mononoke’de Ashitaka, öfkeye kapılmadan hakikate yürüyen Hizmet insanını hatırlatır. Ne taraf olur, ne yargılar; yalnızca anlamaya çalışır. Gücünü kinle değil, şuurla kullanır. Onun yolculuğu, kalbiyle yürüyenlerin sessiz çağrısıdır.
Oscar Wilde’ın tek romanı olan Dorian Gray’in Portresi, güzellik ve gençliğin büyüsüne kapılan bir adamın, ahlaki çöküşünü anlatır. Victoria dönemi eleştirileri ve zengin anlatımıyla öne çıkan eser, hedonizm ve estetik saplantı temalarıyla çarpıcı bir okuma sunar.