Mürşid kitabı, Marifetullah peteklerini öyle bir kitaba örgülemiş ki hayranlık ve ibretle okutuyor kendini... Hal diliyle sonra kal diliyle kalbe dokunan, insan-ı kâmil olma yolculuğu... Nam-ı Celil-i Muhammedi’nin mesajının şehbal açması...
Hugo’nun "... Zira ben Allah’a inanıyorum." sözü, onun sefalet şiirinin şairi olarak anılsa da manevi arayıştaki derinliğini ve Batı klasiklerinin Gülen’in düşünce dünyasındaki özel yerini göstermektedir.
Hocaefendi Hamlet ve Romeo ve Juliet gibi eserleri 'büyülü atmosfer' olarak tanımlar ve çocukluk döneminden itibaren bu eserlerin kendisinde derin etkiler bıraktığını vurgular: "Hamlet'i okurken... burukluktan burukluğa geçiyordum. Biraz da çocukluk hisleriyle boğuluyor gibi olmuştum."
Mantıku’t-Tayr okumasında, nefsin sınavlarıyla yüzleşip Simurg’a, yani hakikate ulaşmayı tefekkür ettik. Hüthüd’ün rehberliğinde gönüllerimizde yeni bir yol açıldı: "Yolda olanlara yoldaş, hakikat arayanlara ışık ol Ya Rab!"