Hocaefendi'nin Kütüphanesi’nde Vadideki Zambak Nasıl Okundu?

Hocaefendi'nin Kütüphanesi’nde Vadideki Zambak Nasıl Okundu?

Hocaefendi’nin Kütüphanesi yaptığı faaliyetlerle Fethullah Gülen Hocaefendi’nin entelektüel kişiliğini anlamaya çalışıyor. Bu çalışmaların bir ayağı da Hocaefendinin okuduğu kitapları farklı açılardan ele alacak şekilde okuma çemberleri düzenlenmesi. İşte bu kapsamda Hocaefendi’nin Kütüphanesi’nin gönüllüleri hep birlikte Balzac’ın ünlü eseri Vadideki Zambak’ı okudu. 

Vadideki Zambak Balzac’ın, Napolyon ve Bourbonlar arasındaki iktidar mücadelesini arka plana alarak anlattığı bir aşk hikayesidir. Her ne kadar eser gerçekçi roman türünün ilk örneklerinden kabul edilse de eserde ciddi bir romantizm de göze çarpar.

Okuma çemberleri eserin farklı bakış açılarıyla okunmasını sağlar. Böyle odaklı bir okuma ile eser daha derinlemesine anlaşılır. Üstelik bunun kolektif bir çaba ile yapılması katılımcıları daha da zenginleştirir. Bu çaba birde Hocaefendi'nin entelektüel dünyası ile buluşunca okuma faaliyetinin nasıl bir derinlik kazanacağını tahmin edebilirsiniz.

Okuma çemberi kapsamında öncelikle dört haftalık bir takvim belirlendi ve roller paylaştırıldı. Bu roller, eser ve eser sahibinin tanıtımı, kitabın özetinin çıkarılması, Hocaefendi’nin eserden yaptığı iktibasların ve eserin Hocaefendi’nin entelektüel kimliği ile irtibatının ortaya konulması, eserde geçen önemli kavramların belirlenmesi, kahoot sorularının hazırlanması ve eserde önemli rol oynayan karakterlerin analiz edilmesi idi. Çember katılımcıları haftada bir buluşarak çalışmalarını birbiri ile paylaştı ve eser üzerinde derinlemesine konuşma fırsatı buldu. 

Şimdi bahsi geçen okuma çemberinin meyvelerinden kısaca bahsedelim. 

Başta belirtmek gerekir ki bu çalışma bize eserin nasıl okunması gerektiğini gösterdiği gibi nasıl okunmaması gerektiğini de gösterdi. Eser ve eser sahibi hakkında yapılan araştırma, katılımcıların yazarın yaşamı ve eser arasındaki bazı bağlantıları görmesini sağladı. Sözlerimizi somutlaştırmak gerekirse, eserin baş karakteri Felix anne sevgisinden mahrum büyümüştür ve kendisine şefkatli bir anne gibi yaklaşan Madame de Mortsauf’a daha ilk gördüğü andan itibaren aşık olur. Yazar hakkında yapılan araştırma Balzac’ın da anne sevgisinden mahrum büyüdüğünü göstermektedir. Ayrıca bu çalışma eseri daha iyi anlamayı sağlayan bir tarihi arka plan bilgisi de sağladı. Böylece yazarın, iktidar mücadelesinin insanların yaşamlarını ve karakterlerini nasıl etkilediğine dair güçlü gözlemleri ve bu gözlemlerini eserin akışını bozmadan esere yansıtma gücü gözler önüne serildi.

Eserdeki önemli kavramlarla ilgili yapılan araştırmalar katılımcılara dönemin Fransız toplumundaki kurallar ve sınıf çatışmalarına dair ipuçları verdi. Ayrıca eserdeki Yunan mitolojisine yapılan atıflarla ilgili çalışma, Batı edebiyatını, bilhassa Fransız edebiyatını anlamak için mitoloji bilgisinin gerekliliğini ortaya koydu.

Eserdeki önemli karakterlerle ilgili yapılan analizler edebiyatın evrenselliğine bir vurgu niteliğindeydi. Sevgisiz büyümenin izlerini her daim taşıyan yetişkinler, çocukları için ya da toplumsal kurallar gereği türlü zulümlere katlanan kadınlar, kendi kimliklerini reddederek sınıf atlamaya çalışan yeni zenginler, ömrünü güç kavgaları etrafında örgüleyen aristokratlar… Bütün bunlar Balzac’ın neden bütün eserlerini İnsanlık Komedyası başlığı altında topladığını anlamamızı sağlıyor.

Hocaefendi ve Vadideki Zambak

Aşağıda, tespit edilebildiği kadarıyla, Hocaefendi’nin esere yaptığı atıflar yer almaktadır:

"Batı'da Balzac'ı da severim. Realist kabul edilmesine rağmen, Vadideki Zambak, ondaki romantizmi ortaya koyar. İran şiiri ve Fransız edebiyatı arasında paralellikler olabilir." (Fethullah Gülen ile New York Sohbeti, 10)
"Bu şekilde-sadece takdir ettiğim kimselerin değil-mesela, bütün eserlerini okuduğum halde takdir etmediğim Sartre gibi, Camus gibi kişilerden de, romantizmini beğenmediğim halde okuduğum Balzac’ın Vadideki Zambak’ından da aklımda kalan bazı şeyler olmuştur." (Fethullah Gülen'le 11 Gün, 141)

Bu atıflardan Hocaefendi’nin Balzac’ı severek okuduğu fakat Vadideki Zambak eserindeki romantizmi beğenmediği anlaşılıyor. Derinlemesine bir araştırma Hocaefendi’nin edebiyata ve edebi akımlara bakış açısını da ortaya koyabilir. Hocaefendi’nin Kütüphanesi’nde yapılan faaliyetlerin bu tarz çalışmalara zemin hazırlayacağını umuyoruz. 

Hocaefendi’nin insanı, kainatı ve hadiseleri okuduğu gibi insana ait eserleri de okumuş. Bu okumalar neticesinde, Fransız toplumu hakkında olduğu kadar yer ve zaman değişse de değişmeyen insan davranışları hakkında da epey malzeme topladığı anlaşılıyor. Ayrıca, Hocaefendi bu eserleri okuyarak Tanzimat dönemi ve sonrası aydınlarının zihin dünyası hakkında da fikir sahibi olmuştur. Zira Osmanlı aydınının Batı’yı tanıması çoğunlukla Fransa ve Fransız kültürü ve edebiyatı üzerinden olmuştur. Örnek olarak şu sitemkar satırlara bir göz atalım:

"Bu kesimin insanı, frenk ruhunu tedkikden, batı yakası zevkleriyle sermest olmaktan, Fransız ve İngiliz edebiyatının inceliklerini araştırmaktan, kendi dünyasını düşünmeye, onun insanıyla içli-dışlı olmaya ve onun dertlerini dinlemeye kat'iyyen vakit bulamamıştır! Onun şimdiye kadar ruhuna içirilen terbiye anlayışı; sevimli ve şık matmazellerin, muhterem saint'lerin, insanlık hayranı misyonerlerin!" (Buhranlar Anaforunda İnsan, s.9)

Hocaefendi’nin kaleminden çıkan satırlar çok renkli ve canlıdır. Onun yazıları bazen edebiyatçıları kıskandıracak kadar güçlü tasvirler içerir. Vadideki Zambak’ı okurken karşılaştığımız uzun tasvirler bize "Acaba Hocaefendi’nin beyanının inşasında bu ve benzeri eserlerin nasıl bir etkisi vardır?" sorusunu sordurttu. Bunu da gelecekteki çalışmalar için bir işaret olarak belirtip geçelim.

Yazımızı bir davetle sona erdirelim: Hocaefendi’nin Kütüphanesi’nde müzakere edilmeyi bekleyen binlerce kitap var! Gelin halkaya dahil olun ve Hocaefendi’nin zihin dünyasında hep birlikte dolaşalım.

Hocaefendi’nin Kütüphanesi Okuma Seferberliği Projesi
Vadideki Zambak Okuma Ekibi