Bu Ülke'ye Bir Bakış

Bu Ülke'ye Bir Bakış

Hocaefendi’nin Kütüphanesi programında bu dönem merhum Cemil Meriç’in Bu Ülke Kitabı’nı çalıştık. Her hafta belli sayfaları belirleyerek aramızda görev paylaşımı yaptık. Eserin özeti, kavramların ve karakterlerin analizi ve Hocaefendi’nin düşünceleriyle irtibatı ve kitapta geçen kavramların Hocaefendi’nin eserlerinde nasıl geçtiğini iktibaslarla müteala ve müzakere etmeye çalıştık. Bu benim için eşsiz bir tecrübeydi. İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olduğum ve farklı kitaplar okuduğum halde, daha önce bu şekilde hiçbir kitabı bu kadar derinlemesine analiz edip farklı görüşlerle karşılaştırma imkanı bulamamıştım. Kitabı ameliyat etmek gibi düşünebilirsiniz. Kelime kelime, satır satır elimizden geçti kitap. Sanki Cemil Meriç’in düşünce dünyasının kalp atışlarını dinledik, katman katman ayırdık ve Hocaefendi ile farklılaştıklarına ve birbirlerine eşlik etmelerine şahit olduk. Bu iki özgün düşünürün ayak izlerini takip ederek, benzer ve farklı baktıkları yerden biz de bakmaya gayret ettik. 

Her iki düşünürün eserlerini ayrı ayrı okumuştum fakat bu şekilde müzakere ederek okumak her ikisini de daha iyi anlamamı sağladı. Tek, dar zihnimle değil de bu konuda tecrübesi olan ve her iki düşünürü de tanıyan arkadaşlarımın müzakereye katkıları olmasa bu zengin müteala, müzakere imkanı olmazdı. Bir kitabı ne zaman okuduğumuzun, kiminle okuduğumuzun, ve hangi düşünürlerle karşılaştırmasını yaptığımızın ne kadar önemli olduğunu Hocaefendi’nin Kütüphanesi programı ile görmüş oldum. Bu kıymetli fırsatı sağladıkları için burada görev alan, burs vererek katkı sağlayan, emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Daha farklı eserlerde bu imkanı yakalamak için dua ediyorum. 

Bu Ülke; Türkiye’nin düşünsel ve kültürel girdaplarını anlamak adına önemli bir eser. Cemil Meriç bu eserinde kültürel, entellektüel ve medeniyet kimliğini sorgulamakta; Doğu ile Batı arasında sıkışıp kalmış Türk aydınının yaşadığı kimlik bunalımını derin bir şekilde analiz etmektedir. Kitap, bir roman değil, denemelerden oluşan bir düşünce eseridir ve yazarın fikir dünyasını doğrudan yansıtır.

Eserde en dikkat çeken noktalardan biri, Cemil Meriç’in Batı hayranlığına yönelik eleştirileridir. Yazara göre Türk aydını, kendi kültürünü yeterince tanımadan, hatta onu aşağı görerek Batı’yı taklit etmeye çalışmıştır. Bu durum, toplumda bir kimlik karmaşasına neden olmuştur. Meriç, Batı’nın tamamen reddedilmesini savunmaz; ancak körü körüne taklit edilmesini de eleştirir. Ona göre asıl yapılması gereken, hem Doğu’nun hem de Batı’nın değerlerini doğru anlayarak özgün bir düşünce sistemi oluşturmaktır. Bu noktada Hocaefendi’nin bizi kendi dünyamızı imar etmeye çağrısı ne kadar yerinde olduğu anlaşılmaktadır. 

Bu Ülke’nin Cemil Meriç kronolojisiyle başlaması eserin oluşmasında yazarın yaşadıklarının ve çevresinde bulunanların ve okuduklarının yazarın eserlerinde nasıl bir etkisi olduğunu anlamak için bir mercek tutmaktadır. Cemil Meriç’in gözlerini kaybetmesine rağmen bu şekilde kaliteli ve kıvamlı eserler ortaya koyması onun birikiminin nasıl yoğun olduğunun ve azminin sönmeyişinin kanıtıdır. 

Kitapta dil, kültür ve aydın kavramları önemli bir yer tutar. Cemil Meriç, dilin bir milletin hafızası olduğunu vurgular. Dilini kaybeden bir toplumun kimliğini de kaybedeceğini savunur. Bu nedenle Türk aydınının Batı’yı anlamaya çalışırken kendi diline ve kültürüne de sahip çıkması gerektiğini ifade eder. Yazara göre gerçek aydın, toplumundan kopuk değil, toplumunu anlayan ve ona yol gösteren kişidir.

Eserin üslubu oldukça yoğun, etkileyici ve zaman zaman serttir. Cemil Meriç, düşüncelerini güçlü metaforlar ve çarpıcı ifadelerle dile getirir. Bu durum, kitabı hem etkileyici hem de düşündürücü kılmaktadır. Okuyucu, kitabı okurken sadece bilgi edinmez, aynı zamanda kendi kimliği ve toplum hakkında da sorgulamalar yapar. Yazarla hemfikir olacağınız yerler olduğu gibi ayrı düşeceğiniz yerler de muhakkak vardır. 

Sonuç olarak; Bu Ülke, Türkiye’nin kültürel ve düşünsel sorunlarını anlamak için son derece önemli bir eserdir. Cemil Meriç, bu kitabında okuyucuya hazır cevaplar vermek yerine, onu düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eder. Bu yönüyle eser, Türk düşünce hayatında önemli bir yere sahiptir ve her okuyucunun mutlaka okuması gereken eserlerden biridir.

Bu Ülke Okuma Grubu
Hocaefendi’nin Kütüphanesi Okuma Seferberliği Projesi