“Sanatın ve beyanın ne büyük bir güç olduğunun farkında değiliz” dedim. “Halen daha yarım asırlık gündemlerde takılı kalmışız. Bir kez tadabilsek şiirin tadını, eminim çok şey değişecek. Cemiyetimizin bu zevkin yoksunluğundan sürünüyor bugün.”
Hasılı nihayet davamızı kaliteli bir sanatla ifade etmek istiyorsak, evvela davanın sorumluluğu duygusundan kurtulup iyi birer şair, yönetmen, ve solist olmalıyız… Dostlarımızın desteği bizi çok yere getirir ama daha önemlisi kendi destekçilerini oluşturabilecek kadar güçlü eserler ortaya koymaktır…
Yazmak büyük bir cesaret ister. Her kelime bir sancı, her cümle bir sorumluluktur. Kendime 'yazar' diyemem belki ama yazmayı, Rabbime ve varoluşuma borç bilirim. Yazı, insanın kâğıda damlamasıdır; kendini tanıma yolculuğunda bir aynadır.
Hizmet anıları, paylaşılınca anlam kazanır. Diyarbakır’da bir üniversite öğrencisi, Zaman Gazetesi aboneliği için dolaşırken bir büfeciyle tanışır. Sohbet, Hocaefendi’nin vaazlarına ve sahabe ahlakına uzanır. Bir konferans anısı, ihlasın ve edebin derin izlerini gözler önüne serer.