Kimin İlhamı?

Kimin İlhamı?

İtiraf ediyorum! Bundan 4 sene önce Orhan Veli ile sevdim şiiri. Birkaç kült eser dışında bildiğim şiirlerin tamamı Orhan Veli’nindi. Okuldayken tenefüste, sıkıcı derslerde; tren yolculuklarında açar “Bütün Şiirleri” adlı ince kitabı tekrar tekrar bitirirdim. Biri yaklaştı mı da kapatırdım hemen; “Aman Orhan Veli okuduğumu bilmesinler.”. Bölge ağabeylerimden, arkadaşlarımdan hatta babamdan bile gizledim bir süre. Ne vakit konusu açılsa bir huzursuzluk basardı babamı; efendim, işi gücü karşı cinsmiş adamın, bomboş bir hayat yaşarmış. Doğru, büyük derdi kadın ve içkiydi rahmetlinin. Ama şairliğine ve Türk şiirinde bıraktığı etkiye laf edebilecek var mı? Şimdi sorsanız Orhan Veli okuyorum diye ayrıca mutlu oluyordur babam. Lakin birçok rehberlik ağabeyimden hala gizlerim.

Şimdi şiirlerimi yazdığım not defterlerime uygularım aynısını. Hep yanımda gezdirir ama biri yanlışlıkla açmaya kalksın hemen köpürürüm. Zira kimse bilmemelidir şiir yazdığımı. En azından ne yazdığımı görmemelidir. Şairlikten utanmak kanında var bu milletin. Mahalle baskısı, beğenilmeme korkusu, etiketlenme kaygısı… İlk şiirlerim hep Birinci Yeni’ydi ama şiir olduklarını kabullenmek yıllarımı almıştı…

***

Geçtiğimiz günlerde yazarlık okulu hayaline çalıştığımız bir hocamla konuşurken konu sanat düşüncesi vasfından açıldı:

“Sanatın ve beyanın ne büyük bir güç olduğunun farkında değiliz” dedim. “Halen daha yarım asırlık gündemlerde takılı kalmışız. Bir kez tadabilsek şiirin tadını, eminim çok şey değişecek. Ben içime sinen bir şiir yazdıktan sonra lüks bir restoranda yediğim öğünden daha çok zevk alıyorum. Cemiyetimizin bu zevkin yoksunluğundan sürünüyor bugün.”

Mehmet Refii Hocam’ın tavsiyesiydi sanattan zevk alabilecek kadar icraatini de öğrenmek. Son iki aydır, yazarlık kulübümüzün ikinci dönemini şiir üzerine yapmaya karar verdiğimizden bu yana, hiç olmadığı kadar hem şiir hem de şiir üzerine okudum. Bu dönemde şiir üretkenliğimin de arttığını itiraf edeceğim. Ancak kendime kattığım asıl mesele okuduğum şiirleri anlayabilmek oldu.

Bunu yapan cemiyet kardeşlerime canım feda! Yalnız bir de paylaşmayı öğrensek şu şiirlerimizi…

***

Bir ay kadar şiir yarışmamızın ödül bütçesi için onay bekledik. Onayla beraber ufak bir sitem de geldi: “8 şair kendi aranızda yarışmayacaksınız İnşallah.” Bunu sağlamak için bir tanıdığımdan da kemiyet desteği talep etmiştim. Allah ondan razı olsun, en az benim kadar dertlendi bu duruma. Biraz zaman sonra hem bir şiir bulduğundan hem de kendisi de yazmaya başladığından bahsetti -yarışmaya hiç başvuru gelmese dahi, birinin şiir yazmasına vesile olmak fazlasıyla yeterdi bana. Yalnız bulduğu şairin savunduğu şöyle bir fikir varmış: “Bunlar benim ilhamlarım, paylaşmam.”

Amenna, kimseden zorla şiir alamam. Ancak sahiden kimin bu şiirler?

Bana soracak olursanız fikirler ve eserler bir kez çıktı mı sahibinden bağımsızdır. Artık halka mal olmuştur. Eleştiri yapılırken de eser sahibi değil yalnızca eser eleştirilir. Nitekim Üstad Bediüzzaman bütün külliyatın ilham olduğunu söylemiyor mu? Yer yer de ilhamın o kadar geldiğini, bu yüzden bu kadar yazdığından bahsediyor.

Necip Fazıl’ın “Mal sahibi bensem, bunları istemediğim, tanımadığım ve çöplüğe attığım bilinsin…” sözünü eleştirirdim hep. Şimdi baktığımda sadece benim söylediğimi hatırlatıyormuş üstad; “Bu şiirler benim değil”, diyormuş.

Hem şairler, “geleceği bugüne çeken, bizden birkaç yüzyıl ileride yürüyen” zaman kahramanları değiller midir?

“Şiir, kinleri, nefretleri, heyecan ve ızdırapları, ümit ve inkisarlarıyla içinde çimlenip geliştiği toplumun solukları; şair de, yerinde bu toplumun nefes borusu ve akciğeri, yerinde de dili-dudağıdır” (Ölçü veya Yoldaki Işıklar, S. 60)

En zayıf şiir, şiirsizlikten iyidir. Şiirsiz insan yaşamayı da bilemez; yaşamadan yaşatılamaz... Öyleyse ceplerinde şiirleriyle şairler değil; bir elinde kalemi, damla damla kağıdını ıslatmamış şakirtler utansın!

Not: Bahsi geçen yazarlık kulübüne katılmak veya şiir yarışması hakkında daha fazla bilgi edinip yarışmaya başvurmak için [email protected] adresi ile iletişime geçiniz.