Tevhid Endeksli Okuma - Numan Yiğit

Hocaefendi kitabın giriş bölümünde beşinci maddede bu konudan bahsediyor. Kur’an’ın başından sonuna kadar bu bakış açısıyla okunmasını söylüyor.

Kur’an’ın bütünü, her suresi ve her bir ayeti aslında bizlere tevhidi; tevhid-i uluhiyet, tevhid-i rububiyet ve tevhid-i ubudiyet olmak üzere üç şekilde anlatıyor.

Herkes bu bakış açısıyla bu üç meseleyi göremeyebilir ama nazarı kuvvetli olanlar her ayette bunu görebileceklerdir.

İnsan bazen kesrette boğulabilir, fikrî dağınıklığa düşebilir. İşte Kur’an-ı Kerim, her bir ayette bu tevhid çeşitlerini vurgulayarak aklımızı bu kesretten toparlayıp tevhide icra etmiş oluyor.

Bazen bir sureden üç tevhidi çıkarabiliriz, bazen bir-iki tevhidi çıkarabiliriz.

Tevhid-i Uluhiyet: Temelinde Cenab-ı Hakk’ın zatını bir bilmek var. Uluhiyette ise Allah’ın dilediğine mülkü verip dilediğinden almasını görürüz.

Tevhid-i Rububiyet: Terbiye etme, yönetme ve kemale ulaştırma manasına gelir. Ama biz bunu söylediğimiz zaman, bu kâinatı yaratan ve onlara ihtiyaçlarını veren Zat manasında söylüyoruz. “Elhamdülillahi Rabbil âlemin” rububiyeti ifade eder.

Tevhid-i Ubudiyet: İşte “Bu bizim Rabbimizdir.” dediğimiz zaman arkasından tevhid-i ubudiyet gelecektir. Kur’an’ın bize verdiği derslere göre, o hareket içerisinde işleyen nizamı görüyoruz. Tek elden bunların terbiye edildiğini, planlandığını görüyoruz ve diyoruz ki o zaman tevhid-i ubudiyet lazım.

Kulluğu sadece Cenab-ı Hakk’a tahsis etmektir; şirkten ve gizli şirkten kaçınmaktır.