Nedim Hazar - Bakara 17-18-19-20. Ayetlerde Geçen İnsan Arketipleri
Nedim Hazar, Bakara 17. ayeti karanlık, kıvılcım, kararma gibi sinematik bir sahneyle açar; ama bu, bir manzara değil, bir insan filminin arketipidir. Sure, insanın nereden gelip nereye gittiğini tek bir anlatı yayında ortaya koyar. Kutsal kitap, ilk suresinde insana muazzam bir insan atlası verir.
Sinemada pasif kötünün önce pasif iyiye, sonra aktif iyiye dönüşmesini izlemek, izleyicide haz oluşturur. Kur’an ise bu tabloyu semavî bir perspektifle genişletiyor; mümin ile kâfir arasına münafık ve fâsık gibi kavramlar ekliyor. Böylece sosyolojinin ve dramın iyi-kötü uzamı muazzam bir şekilde gelişiyor ve derinleşiyor.
Jung’a göre sağlıklı insan maskesini (persona) takar, ama maskesi olmadan yaşayamaz. “Maskesiz yaşayamaz” denirken kastedilen anlamı, kendi anladığımız şekliyle açmak gerekirse: İnsan bütün iç dünyasını, bütün arzularını ve bütün yönlerini olduğu gibi dışarıya yansıtamaz. Toplum içinde belli roller üstlenmek ve kendisini belli ölçülerde kontrol etmek zorundadır.
Bakara 14. ayetteki durum da buna bağlanıyor: Münafıklar, müminlerin yanındayken “İnandık” diyor; kendi çevrelerine döndüklerinde ise “Biz sizinleyiz, onlarla sadece alay ediyoruz.” diyorlar. Dolayısıyla burada mesele, anladığımız şekliyle yalnızca yalan söylemek değil; kişinin farklı ortamlarda birbirine zıt kimlikler ortaya koyması ve bu ikiliğin karakterinin merkezine yerleşmesidir.
Yorumlar ()