Hilal Akdeniz - Süfeha İthamı ve Kast Zihniyeti

Hilal Akdeniz - Süfeha İthamı ve Kast Zihniyeti

Sefeh (çoğul: süfeha) akıl hafifliği, sağlam muhakemeden yoksunluk demektir ve münafıklar bu sıfatı sosyal statüsü düşük gördükleri müminlere yapıştırır. Ayet ise bunu tam tersine çevirir ve aynı ifadeyi münafıklara yönlendirir.

Peygamberlere ilk inanlar hep zayıf ve fakirler olmuştur. Bu bir örgü olarak devam etmiştir. "Her devrin kendi rengine göre bir nifak şekli vardır." Kast zihniyeti gündelik hayatta farklı alanlarda görünür. Bu alanlardan biri mekândır. Onların mahallelerinde yaşamazlar. Bir başka alan ise ibadet: Namazda omuz omuza olmak bile ağır gelir; dinde de ayrıcalık isterler.

“Mesela kendi oyları köydeki vatandaşın oylarıyla bir sayılmamalıdır.” (Kur’ân’ın Sihirli Ufku, s. 158)

İlk inananlar neden fakirlerden çıkmıştır? "Zayıf ve dışlanmış insanlar sahiplenilme ihtiyacıyla yeni bir yapıya daha hızlı katılır" (s. 159). Bu meseleyi psiko-sosyolojik açıdan değerlendirmek de gerekir. Ama Hocaefendi şöyle bir sınır koyuyor: Gerekçesi sosyolojik olsa dahi imanlarıyla bunu muhafaza ediyorlar. Sosyoloji neden katıldıklarını açıklıyor ama neden ayrılmadıklarının açıklayamıyor.

Sosyolojide "kurulu ve yabancı" kavramı vardır. Yerleşik grup kendine “grup karizması”, yeni geleni “grup utancı” atfeder.